24 Ekim 2022 Pazartesi

İNSANCA OLDU (ŞİİR)

 Sigara zararlı da siyaset değil mi

Sigara kanser yapar, ölüm saçar

Siyaset de ahlaksızlık, bilimdışılık, aptallık, düşmanlık, yoksulluk, savaş, ve ölüm saçar

Ahlaksızlık zeka da ahlak değil mi

Ahlaksızlık onursuz yapar, ahlak onurlu

Denilmez mantıksızlığa onurlu

Denilmez siyaset yaparsa, dünya insanca oldu,

Güle benzettin sevdiğini

Canına diken oldu

Canına benzettin sevdiğini

Canını yakan oldu,

Hiçbirşeye benzetme hiçkimseyi

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyuyorsa insan, doğru insan

Değilse yalan,

Din hadisileri diyor ki

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Din hadisileri'ne aykırı ise insan

Hükümdar da olsa, alim de olsa doğru değil yalan,

İnsan seçmeyi bil

Doğru seçmeyi bilmeyen akıl yanlış akıldır

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile insan seçmeyi bil

Doğru insanı seçmek, kendini doğru seçmektir

Yanlış insanı seçmek, kendini yanlış seçmektir,

'Canım' dedin sevdiğine, canını yakan oldu

'Ruhum' dedin sevdiğine, ruhunu yıkan oldu

Din hadisileri'nin tanımladığı dine uy

Dünyaya bir kez gelir insan

Mutsuz olsan da de ki o da onurlu oldu,

Kapılma dünya hazzına

İçi lav, kor, ateş birşey dünya

Uyma beden köleliğine

İçi iğrenç birşey beden

Yapayalnız kalsan da de ki o da insanca oldu,

Kur ülkeni

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun

O zaman de ki ülke insanca oldu

Kur dünyayı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine göre

O zaman de ki dünya insanca oldu.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.10.22/08.50


14 Ekim 2022 Cuma

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 327 (ŞİİR)

 'Çocuk', 'Genç', ve 'Cahil' demek

'Beyinde, gerekli felsefel, bilimsel, hukuksal, insani sözcükler yok' demektir

Eğitim de, öğrenmek de bu durumu yok etmeye yönelik olmalıdır

Beyin doğru sözcüklerle ne kadar çok dolarsa, o kadar çok doğru karar verir

O kadar çok doğru yaşar

İnsan, beyin, mantık sözcükler ile düşünür

Doğru sözcükler doğru düşünceyi yaratır

Ancak görülmekte ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset, moda

Müzik, sinema, ve tanıtımcalar(reklamlar) beyinleri yanlış sözcüklerle doldurmaya çalışmakta

Egemenlikleri sürsün, ve cepleri dolsun diye,

Ey insan, ya içi lav, kor, ateş, vahşet, insanlıkdışılık dolu dünya üzerinde

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, tiksinçlik, midebulandırıcılık(mide bulandırıcılık)

İnsanlıkdışılık, hayvanlık dolu bedenle yaşayacaksın

Ya ölüp, leş gibi çürüyüp yok olacaksın

İki seçeneğin de bu,

Dişiciliğin(Kadıncılığın) sonu dişileri utançtan başka yere götürmez

Çünkü dişicilik dünyayı, hayatı(yaşamı), var oluşu dişilik cinsel organı üzerine kurmaktır

Dünyaya, hayata, var oluşa dişilik cinsel organını egemenleştirmektir

Cinsel organ ise bitkilerde, ve hayvanlarda da olan bir ilkelliktir

Oysa insan olmak beyin üzerine kuruludur

Beyin de dini tanımlayan Din hadisileri'nin, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği din üzerine kurulu olmalıdır,

Sokağa çıkmak nedeni ya zorunlu şeyleri yapmak, ya bedeni, giyecekleri, süsleri, takıları

Yani nicel kendini göstermek yani teşhircilik, narsistlik, megalomanlık, sosyopatlık

Ya da 'Aaa, çok güzel yollar, binalar, parklar yapmışlar' demek içindir

Akıl-ruh sağlığının zorunluluk dışında sokaklarda yeri yoktur

Gerçek ki ev akıl-ruh sağlığının nesnel, nicel yuvasıdır

Evde oturmayı sevmemek çok yanlıştır,

Ölüm açısından insan iki türdür:

1- 'Herşeyin doğrusunu yaptım, gittim'

2- 'Herşeyin en güzelini yedim, içtim, giydim, gittim' demek

İnanmadı insanlık ilahlara, biri gitti, biri geldi ilahların

İnanmadı insanlık silahlara, biri gitti, biri geldi yalanların

Bazısı güle, bazısı bülbüle benzetildi, anlamı olmayan aşkların

Ve hayat dünya denilen insanlıkdışılık ile, beden denilen insanlıkdışılığın

Yalanlarla birleşmesi oldu

Ancak yalanlar da dini tanımlayan Din hadisileri 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' deyince soldu,

'Balgam' sözcüğünün 'Bal' sözcüğü ile başlaması tuhaf

Çünkü bal tatlı, güzel birşeydir oysa balgam iğrenç birşeydir

Yüzbin(Yüz bin) buğday tanesi tarlaya ekildiğinde değerleri sıfırdır

Çünkü filizlenmeyebilirler, çürüyebilirler ya da kuşlar, fareler yiyebilirler ya da sel götürebilir

Ya da kuraklık olabilir ya da başak olduklarında yangın yok edebilir

Durum ki değerlilik herzaman(her zaman) değer ile olmaz,

Beden pil gibidir de

Ölümle bitince geriye, geride, beden denilen ancak içinde enerji kalmamış kütle kalır

Bitmiş pil de 'Var'dır ancak içi 'Bitmiş'tir yani enerjisi yoktur yani artık pil, pil değildir

Ceset bitmiş pil gibidir

Bu nedenle ki ölülerde ne ölüleri, ne kendinizi arayın

İnsanların kafaları, beyinlerinin içi mezarlık gibi olur zamanla

Ölen yakınlarının anıları(hatıraları), ve onları düşünmeler ile

Ya doğma çünkü doğarsan ölürsün

Ya da doğmuşsan da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile insanca yaşa,

Sırlarını hiçkimseye

Annene, babana, kardeşine, eşine, çocuğuna bile anlatma

Çünkü sırların akılları, beyinleri, kişilikleri yoktur

Sırların kanatları vardır, uçuverirler heryere,

'Doğru'yu 'İyi'den üstün, değerli, anlamlı yap, 'Önce iyi' değil 'Önce doğru' de

Önce iyiyi değil, önce doğruyu iste

Önderini, pusulanı 'İyi' değil, 'Doğru' yap

'İyi' doğru olmayabilir ancak 'Doğru' hep doğrudur

Çünkü doğru beyinin, insanlığın, ve evrenin zirveleri olan ahlaktan ve bilimden oluşur

Doğru birşeyin yanlış biçimde sunulması doğru değildir

Ancak yanlış birşeyin doğru biçimde sunulmasından iyidir,

Dünyalıklarda az ile yetinen, akıldan ve ahlaktan kazanır

Çok ile yetinen de akıldan ve ahlaktan yitirir

İnsan ilişkisilerinde(ilişkilerinde), söylenmesinde yarar olmayan şeyi de

Söylenmesinde kötülük oluşturacak şeyi de söylemek gereksizdir

Yapılmasında yarar olmayan şeyi yapmak da, yapılmasında kötülük oluşturacak şeyi de 

Yapmak gereksizdir

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık denizinde

Siyaset denilen yılana sarılmak, yılan seçimi yapmak çözüm olmaz

Çözüm, öyle bir denizde değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde olmaktır,

Önden memelerini, arkadan popolarını sallıyorlar

Sonra da diyorlar 'Dünya neden sallanıyor'

Önden memelerini, arkadan popolarını sallıyorlar

Sonra da diyorlar 'Bize neden saygı yok?'

Zevk, haz, cinsellik, kas ile hem en büyük cehalet olan, hem tüm kötülüklerin

Nedeni ve amaçı(amacı) olan nefs yükselir

Nitel anlak(zeka), nitel us(akıl), nitel mantık, nitel kişilik, nitel hayat

Onur, gurur, saygınlık, ve us-ruh(tin) sağlığı düşer

İnsan erkeği erkeklik hormonuna, Mia(Maoa) geni'ne, mutluluk hormonuna

Ve Adrenalin hormonu'na kapılıp dünyayı 'Kahramanlık' adı altında

Barbar, vahşi, insanlıkdışı yaptı

İnsan dişisi de dişilik hormonuna, Mia geni'ne, mutluluk hormonuna

Ve Adrenalin hormonu'na kapılıp dünyayı 'Moda' adı altında ahlaksızlaştırmakta

Erkekler erkek oldukları için işe alınmıyorlar ancak dişiler dişi oldukları için 

İşe alınmakta ki bu bile dişilere saygısızlıktır, değer vermemektir

Çünkü dişi oldukları için yani dişilik organıları(organları) olduğu için değil

İnsan oldukları için işe alınmalılar

Birşeyin düzenini(sistemini) öğrenmek, o şeyi anlamak demektir

İnsanların para için değil ahlaklı, bilimsel, insanca dünya için çalıştıkları, ürettikleri

Bir dünya kurulmalı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile

Yoksa akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı yani dine aykırı bir dünya olan siyaset

Dünyayı ya Roma yapar ya Gomora,

Sıpor(Sporu) gerçekte gençler değil yaşlılar yapmalı

Sıpora gençlerin değil yaşlıların daha çok gereksinimi var

Gençler kitap okumalı

Felsefe, bilim, teknoloji, mucitlik, Din hadisileri'nin dediği dini öğrenmeli

Gençlik binanın temeli, yaşlılık binanın üstü gibidir

Temel doğru olmazsa bina da çürük olur

Gücünü paradan, maldan, kastan, cinsellikten, bedenden, hırstan, mevkiden, mantıksızlıktan

Özgüvenden, sıpordan(spordan), duyulardan, modadan, barbarlıktan, vahşilikten

Nefsten değil

Beyinden, ve Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinden al

Felsefenin de, bilimin de, ahlakın da, vicdanın da, merhametin de, medeniliğin de

Demokrasinin de, laikliğin de, adaletin de, özgürlüğün de, akıl-ruh sağlığının da, dinin de

Doğru eğitimin de başı mantıktır

Mantığın da başı dikkattir

Dikkatin de başı sakinliktir

Dini tanımlayan Din hadisileri insana da, doğru insan olmak insana da

Gerekli herşeyi öğretir

Öyle bir ülke, ve dünya kurulmalı ki insanlar para, servet gibi şeyler ile değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymak ile mutlu olmalı

Öyle bir ülke, ve dünya kurulmalı ki insanlar para, servet gibi şeyler için değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din için çalışmalı,

Üniversiteyi 'Bitirmek' için okuma

'Üniversite olmak' için oku

Gerçek ki 'Üniversiteyi doğru okumak' üniversite bitince değil, ölünce biter ancak

Çünkü üniversite demek 'Evrensellik, mantık, bilim, ahlak, vicdan, medenilik, akıl-ruh sağlığı'

Nitel doğru insan olmak demektir

İnsanca, doğru dünya

İnsanca, doğru var oluş budur

İnsan diri iken, kurtları

Ölü iken de kurtlar insanı yer,

Var olan herşeye de, yaptıkları herşeye de gerekçe bulan insan türü var

Onlara göre örnek ki burunun içindeki kıllar burundan giren havayı süzmek içindir

Öyle ise makattaki(anüsteki) kıllar ne için

Ve ağızdan giren havayı süzmek için ağızın içinde neden kıllar yok

Dinsel inanç din değildir çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre din 'Bilim'dir

Oysa bilim de, adalet de, aşk da kanıt(ispat, ıspat) ister

Oysa dini inanç kanıt değil, yalnızca inanmak, biat, boyuneğmek, suskunluk ister,

Batı dünyası akıllı, mantıklı, bilimsel, onurlu, gururlu, medeni, çağdaş, akıl-ruh sağlıklı

Mutlu, başarılı, saygın, insanca ya da demokrasi ya da din olsaydı

Uyuşturucu serbestliği içinde olmazdı, uyuşturucu kullanmazdı

Durum ki Batı insancalıkla, gerçeklerle, doğrularla, felsefe ile, bilim ile değil

Uyuşturucu ile mutlu olmakta, uyuşturucu ile sakinleşmekte

Durum ki Batı içki içmeyen peygamberinin eline içki kadehinden sonra

Bir de uyuşturucu tutuşturmaya çalışmakta 

Tıpkı medeni, insanca, zararsız, duygusal Jesus'u(İsa'yı) Engizisyon vahşetine

Hizmet ettirmeye çalıştığı gibi

Gerçek ki Batı ahlakı dışladıkça akıllanmaz çünkü bilim beyinin, insanlığın, ve evrenin

Nicel zirvesidir ancak ahlak da nitel zirvesidir,

'İnziva' şudur ki bedeni, gözleri, kulakları, ağızı, dili, deriyi yani duyu organılarını

Yani zevki, hazzı, mutluluğu, keyifi, nefsi

Kası, kütleyi, dünyayı, hayatı, niceliği yenmek, dışlamak, aşmak

Ve ruhu dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile doldurmak

Toplumun ve insanlığın içinde beden ile değil ruh, düşünce, beyin, mantık ile bulunmaktır

Hayat ölümden, doğadan, dünyadan, havadan, sudan, topraktan, evrenden 

Ödünç alınmış süredir

Kimi insan kelebek gibidir, hayata önce tırtıl gibi sürünmekle başlar

Kimi insan da kuş gibidir, hayata hiç sürünmeden başlar

Ancak en doğrusu, en iyisi, en güzeli, hayata, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği

Dine uygun bir ülkede ve ailede hayata başlamaktır

Gerçek ki zinanın, fuhuşun, eşcinselliğin, çıplaklığın, ahlakdışılığın, utanmazlığın

Akıl-ruh sağlıksızlığının, astrolojinin, bilimdışılığın, akıldışılığın serbest olduğu yerde

Atatürk düşmanlığının da serbest olması şaşırtıcı olmaz

Çünkü tümü de akıl-ruh sağlıksızlığıdır,

Ölüm varsa başka dünya yoktur

Çünkü insanların annelerini, babalarını, bebeklerini, çocuklarını, eşlerini, sevdiklerini öldürüp

Ellerinden, günlerinden, hayatlarından alıp

Başka bir dünyada diriltmek adalete de, mantığa da, vicdana da, dürüstlüğe de

İnsanlığa da aykırıdır

İnsanlar bir başka dünyadan ölüp de mi bu dünyaya geldiler de bu dünyada ölüp

Geldikleri dünyaya gerigitsinler(geri gitsinler)

Gerçek ki din önce dikkat, sonra mantık, sonra vicdan, sonra ahlak, sonra bilimdir,

Düşüncelerini anlatmak için karga gibi ol çünkü bülbülü herkes dinler

Kirpi gibi ol çünkü tavşanı herkes okşar

Ol ki insanlar seni senin sesini, bedenini, görünümünü sevdikleri için değil

Gerçeklere, doğrulara, düşünmeye, beyine değer verdikleri için seni dinlesinler

Zaten dini tanımlayan Din hadisileri de 'Kim insanların kalbini kazanmak için güzel konuşmayı 

Öğrenirse Allah Kıyamet'te onun hiçbirşeyini kabul etmez' diyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 15.10.22/07.31


HAYVANİSTAN (ŞİİR)

 Ahlakı güneş gibi düşün

Bilimi ay 

İnsanı dünya gibi düşün

Amaçları yıldız

Tarih diyor 'Ey insanlar ahlak ve bilim sizleri bekliyor

Nerede kaldınız',

Hayvanlar gibi uçmak

Hayvanlar gibi yüzmek

Hayvanlar gibi koşmak

Hayvanlar gibi hoplamakzıplamak(hoplamak zıplamak)

Hayvanlar gibi boyalı olmak

Hayvanlar gibi süslü olmak

Hayvanlar gibi sesler çıkarmak

Hayvanlar gibi çırılçıplak

Hayvanlar gibi ahlaksızlık

Hayvanlar gibi utanmazlık

Hayvanlar gibi bilimdışılık

Hayvanlar gibi vicdansızlık

Hayvanlar gibi merhametsizlik

Hayvanlar gibi barbarlık

Hayvanlar gibi vahşilik

Hayvanlar gibi akıl-ruh sağlıksızlığı

Hayvanlar gibi bedene kölelik

Hayvanlar gibi dünyaya kölelik

Hayvanlar gibi çıkarlara kölelik

Hayvanlar gibi hazza kölelik

Hayvanlar gibi insanlıkdışılık istetiliyor insanlığa

Siyaset, moda, özel sektör, hukuk, medya, turizım(turizm), sipor(spor), cinsel özgürlük

Müzik, dans, eğlence, mutluluk, adrenalin, Gdo, Mia(Maoa) geni gibi adlar altında,

Hayvanistan'a döndürülmek isteniyor dünya

Hayvanistan vatandaşlığına döndürülmek isteniyor insanlık

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine sarıl

İnsanca olmak, insanca yaşamak istiyorsan ey insanlık,

Gerçek insanlık, doğru insanlık, insanca dünya

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen gerçek, doğru, insanca önderlerini, liderlerini arıyor,

Hayvanistan olma, İnsanistan ol

Hayvanistan'laşma, İnsanistan'laş

Hayvanistan'a gitme, İnsanistan'a git.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.22/23.05


OSMANLI GENERALLERİNİN GÖĞÜSLERİNDEKİ HAÇ

 Bu yazı tarih üstüne olsa da bir felsefe yazısıdır çünkü insanları düşündürtmek amacına yöneliktir.


Belki görmüşsünüzdür belki gözünüzden kaçmıştır, dikkatinizi çekmemiştir..


17. yüzyılda; Osmanlı generallerinin sol göğüslerindeki madalyaların arasında haç olan madalyalar da vardır.


Gazi Ozman Paşa, İzmir işgal edildiği gün şehit düşen Süleyman Fethi Bey ve Mustafa Kemal (Atatürk) de sol göğüslerinde haç olan madalyalı generallerdendirler. Bu yüzyıl; Islahat Fermanı ile Müslüman olan ve olmayan herkesin eşit sayıldığı bir zamandır. Yani şimdi ki gibi Türk olan ve olmayan herkesin eşit sayılması gibi bir şey.


Müslüman olan ile müslüman olmayanın eşit sayılması gerçekde; Osmanlı olan ile olmayanın eşit sayılmasıdır. Buna Osmanlı'yı, Batı’lı devletler zorlamıştır. Dikkat edilsin ki Batı bir şey istediğinde Osmanlı gerilemiştir ya da Osmanlı'nın gerilemeye başladığı dönem, Batı’nın çok şey istediği dönemdir de. Bu dönem ayrıca Lale Devri denilen dönemdir de. İlginç ki bir yandan şatafat var, bir yandan gerileme. Bir de Namık Kemal.


Müslüman olan bir Osmanlı; neden göğsüne haç takar? Osmanlı gerçekde(gerçekte) Müslüman değil mi idi? Müslüman insan, göğsüne, altından da olsa haç takar mı? Zaten Osmanlı'daki hukuka baktığımızda; genelde din, özel de ise İslamiyet ile bağdaşmayan bir vahşet görürüz: Kardeş, eş cinayetleri; deri yüzmeler, kazığa oturtmalar, çengele geçirmeler, kesik kafayı tokmakla ezip püre haline getirmeler, iğneli fıçılar, yani ne diriye ne ölüye saygı.


Şimdi ülkenin durumuna bakıyorum da hukuk dışında her şey aynı. Göğüslerimizde haçlı madalyalar yok ama Avrupa Birliği'ne girmek için ahlak sınırlarını zorlayan süreçler var. Haçı ha göğsüne takmışsın ha haçı göğsüne takanı göğsüne basmışsın ha haçı ruhuna takmışsın, aynı şey. Düşünün ki koskoca, Müslüman Osmanlı; göğüsünde(göğsünde) haç ile dolaşıyor. Batı’lılar, Hıristiyanlar (Hristiyanlar) ne çok eğlenmiştir, dalga geçmiştir. Sanırım o haçlı madalyalar, şimdiki Nobel ödülleri gibi bir şey. O neden ile, bana Nobel verilse kesinlikle almam ve inadına Türk Ordusu'na bağışlarım ödül parasını.


Atatürk'ün değerini, anlamamak için anlamamak için haç ya da haçlı olmak gerek.


Bir de hem Müslümanlık taslayıp hem de göğüsüne haç takan Osmanlı’yı savunuyorlar.


Haç madalyalarını göğüsüne takan Osmanlı mı yoksa o haç madalyalarını taktırtan Batı mı efendi?


Akıl tutulması bu olsa gerek.


Osmanlı’ya isyanda, Mustafa Kemal’in yanında yer almak gerek; Osmanlı’nın değil. Onur budur. Ya da ‘Müslümanım’ demeyip, haçların gölgesinde, haçların ışıltısında susacaksın.


İşte; Mustafa Kemal bu utanca da başkaldırmıştır.



Necdet Gürçiftçi

Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk-Türkiye bilgesi

2009-eylülde internette yayınlandı.


İNSAN DİŞİSİ BAŞINI AÇSA DA ÖRTSE DE OLMUYOR (ŞİİR)

 Kokmuş yemek buzdolabına koyulsa ne olur, koyulmasa ne olur

Bozuk et buzdolabına koyulsa ne olur, koyulmasa ne olur

İnsan dişisi başını açsa, ahlakdışı-insanlıkdışı Batı dünyası bekliyor

Başını örtse, İran'daki gibi vahşet dünyası bekliyor

İnsan dişisi de, insanlık da ne yana gideceğini şaşırdı

Çünkü dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni bilmiyor,

Ey insan dişisi

Ahlakçı ve bilimsel olmadıkça asla insanca olmayacaksın

Akıldışı-ahlakdışı moda türü seni 'Evinin kadını' değil

'Pornonun kadını' yapmak istiyor

Buna karşı çıkmadıkça asla özgür olamazsın,

Yirmi yıl kadar önce, Batıda, insan dişisi üzerinde yapılan bir araştırmada

İnsan dişisinin anlakının(anlağının, zekasının) %70'e varan oranda düştüğü

Azaldığı görülmüştü

İnsan dişisi ve alışveriş denilince ne akıla gelir

Kuşkusuz ki giyim, parfüm, süs, takı gibi şeyler yani moda

Bu sonuçtan yola çıkan akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkez

Dünyayı elegeçirmek(ele geçirmek) için insan dişisini, ve modayı kullanmaya karar vermiş

Belliki(Belli ki)

Çünkü insan erkeklerinin ilgilendiği herşey ile ne herkes, ne her erkek ilgilenir

Örnek ki futbolu her erkek bile sevmez, avlanmayı her erkek bile sevmez

Savaşı her erkek bile sevmez

Ancak modayı hemenhemen(hemen hemen) her dişi, ve hemenhemen her erkek sever

Yani anlaşıldı ki moda tüm dünyayı saran, kapsayan bir durum

Ve yine görüldü ki insan dişisi ahlaksızlaştıkça, utanmazlaştıkça daha çok para harcıyor

Çünkü alışveriş sırasında anlakı %70'e varan oranda düşünce parayı umursamıyor

Ve bu durum bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, derin merkezce

Dünyaya egemen olmak için araça(araca), silaha dönüştürüldü

Bu nedenle ki medya moda, manken, tanıtımca adları altında ahlakdışı giyimli insan dişisi

Ve ahlakdışı moda türü ile doldurulmakta,

Gerçekleri ve doğruları bilmeden ya da umursamadan ya da önemsemeden

Verilen kararlar yanlış kararlardır

Gerçeğin dünyası ise bilimdir, doğrunun dünyası ise ahlaktır

Yani bilime ya da ahlaka aykırı istekler yanlış isteklerdir

Yani demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, din, ve akıl-ruh sağlığı değildir

Çünkü demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, din, ve akıl-ruh sağlığı

Ahlaka ve bilime uygun olmaktır

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Ancak görülmekte ki siyaset de, özel sektör de, moda da, turizım(turizm) de

Ekonomi de, hukuk da ahlakı ve bilimi önemsememektir

Bu nedenle ki 'Çağdaş, medeni' denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıda

Porno gibi hertürlü ahlakdışılık, astroloji gibi hertürlü bilimdışılık serbesttir

İnsanlık anlamalı ki özgürlük serbestlik değil ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü ahlak beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi,

İlahı gökte olan dinsel inançlarda anlatılan, biri erkek, biri dişi, ilk iki insanı

İlahın dünyasından kovdurtan şey gerçekte ne Yasak ağaç'tır, ne dişidir, ne yılandır

O şey açık ki nefstir

Çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır)

Hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını engeller,

Günümüzde, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkez

Moda, demokrasi, özgürlük, cinsellik, eşcinsellik, laiklik, müzik, sinema, bilgisayar oyunu

Yarışma, festival, magazin, medya, siyaset, ekonomi, kadın hakları

Tanıtımca(Reklam) gibi adlar altında

Dünyaya egemen olmaya çalışmakta

Bu merkez gördü ki insan erkeği ile bu iş olmayacak

İnsan dişisine yöneldi

Ve 'Moda' adı altında insan dişisine akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık

Pompalamaya başladı

Ve durum ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü 

Kendikendine(Kendi kendine), kendini küresel anayasa ilan etmiş durumda

Ve tuhaf ki kendilerine 'Dinli' diyen

Sözde dinli, ve sözde demokrasili ülkelerde bile siyaset bu duruma karşı çıkmamakta

Örnek ki Türkiye'ye bakın: Sütyen-külot, dişi, erkek, çocuk, genç, yaşlı, karışık pılajlar(plajlar)

Mini şort diye sokaklarda külotla gezmeler,

Bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin merkez

Tuhaf ki çıplaklığı, ahlaksızlığı, utanmazlığı yani insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farkı

Gericilik, yobazlık, demokrasi düşmanlığı, özgürlük düşmanlığı olarak göstermeye çalışmakta

Ve insan dişisine çıplaklığın, soyunmanın, ahlaksızlığın, utanmazlığın, eşcinselliğin, zinanın

Fuhuşun, pornonun, ensestliğin, pedofilinin, zoofilinin, eş değiştirmenin, boşanmanın

Çapkınlığın, ve uyuşturucunun demokrasi, laiklik, özgürlük, medenilik, çağdaşlık olduğunu

Öğretmeye çalışmakta

Türkiye'de de kendilerini Atatürkçü, laik, demokrasici, laik, özgür, medenilik, çağdaşlık

Kadın hakları, insan hakları sanan birileri de bu oyuna araç olmakta,

İran'da görülmekte olduğu gibi ise

İnsan dişisinin başının örtülmesi yani saçının görünmemesi de çözüm olmamakta

İran'da da dişiler başlarını açmak, saçlarını göstermek istemekteler

Başlarını açmak, saçlarını göstermek isteseler yine neyse

Ancak amaçlanan amaç insan dişisine önce abuksaubuk, saçmasapan moda kölesi

Sonra da ahlakdışı-akıldışı giyim modasının

Sonra da ahlakdışı pılajların, ve ahlakdışı özel hayatın(yaşamın) kölesi yapmaktır

Yani İran'ı hertürlü ahlaksızlığın, ve hertürlü bilimdışılığın serbest olduğu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Usa'nın(Abd'nin) kölesi yapmaktır

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batı istiyor ki insan dişisi ailesinin kadını değil

Pornonun, fuhuşun, zinanın, pılajların, sokakların, modanın, kapitalistlerin ortamalı

Yani erkek egemenliğine, cinselliği ile en utanmazca biçimde köle olsun,

Durum ki nefse kölelik yüzünden

Yani ahlaka ve bilime aykırılık yüzünden

İnsan dişisi başını açsa da, örtse de çözüm değil

Çözüm saçta değil ahlakta ve bilimdedir

Yani beyin ahlaklı ve bilimsel olmadıktan sonra da saçını açsa ne olur, açmasa ne olur

Bu nedenle ki insan dişisi 'Akıl yaşta değil baştadır' sözünü

'Akıl saçta değil baştadır' olarak da düşünmediği, uygulamadığı sürece

Hem özgür olamaz, hem de erkek egemenliğine daha da köle olmaktan  asla kurtulamaz,

Çözüm kolaydır

Çözümün özeti Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlakçılık ve bilimsellik'tir

Ya da genel açıdan, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı, evrensel, bilimsel, insanca

Yöntem ile yönetimdir.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.22/15.18



13 Ekim 2022 Perşembe

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 326 (ŞİİR)

 'Adaletin kestiği parmak acımaz' diyorlar

Adalet kasab(kasap) ya da cellat değil

Ahlak ve bilimselliktir,

Moda, makyaj, takı, pılaj(plaj), sıpor(spor), eğlence

Beyini, akıl-ruh sağlığını, mantığı dışlamaktır

Yediklerinden, içtiklerinden zevk, haz, nefs almaya değil

Onların ne olduklarını açıklamaya yönel

Örnek ki et sana göre lezzet, keyif, haz, mutluluk demek olabilir

Oysa aminoasittir, ve sonunda helaya gider

Bununla mı mutlu olacaksan

'Ben insanım, mantıklıyım, akıl-ruh sağlıklıyım, medeniyim'

Ya da 'Dinliyim' diyorsan,

Toplumdan ve insanlıktan uzakdurmamak(uzak durmamak) için

İnsanlardan uzakdur

Çünkü insanlardaki akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık durumu

İnsanı toplumdan da, insanlıktan da nefret ettirebilir,

Gördükleriniz kadar güzel değil

Güzel gördüklerinizi güzel gören gözlerinizin içi

Yedikleriniz, içtikleriniz kadar güzel değil

Yediklerinizi, içtiklerinizi helaya götüren

Yemek borunuzun, midenizin, bağırsaklarınızın için

Güzel dediğiniz sesler kadar güzel değil

Güzel dediğiniz seslere güzel diyen kulaklarınızın içi

Güzel dediğiniz kokular kadar güzel değil

Güzel dediğiniz kokulara güzel diyen burununuzun içi

Gördüğünüz kadar güzel değil

Güzel dediğiniz derinizin altı

Güzel dediğiniz rüyalarınız, ve anılarınız(hatıralarınız) kadar güzel değil

Güzel rüyalarınıza ve güzel anılarınıza güzel diyen beyininizin içi

Dünya yalan değil gerçekçi

Sorun insanın aptallığında

Aptallık yazgı(kader) değil

Ahlaka ve bilime aykırılıkta,

'Baba Vanga şunu bilmiş de, bunu bilmiş de, geleceği bilmiş de'

Önemli olan şey geleceği bilmek değil

Yapılması gereken doğru şeyleri bilmektir

Bunu da evrensel, nitel dahi Muhammed 1400 yıl önce

Dini tanımlayan Din hadisileri ile belirtmiştir:

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Bu tanıma uyulursa her ülke de, dünya da, insanlık da insanca olur

Uyulmazsa da hiçbiri de insanca olmaz',

Duygusuzluk acı verir, ya başkalarına, ya kişinin kendisine, ya herkese

Ancak mantıksızlık, bilimdışılık, ahlakdışılık, vicdansızlık, merhametsizlik, yandaşlık

Gösteriş, nefse kölelik gibi şeyler de sonuç olarak acı verirler

Duygusuz olma ancak duyguda da kalma, öteki insani değerlere ilerle,

Toplum nasıl yapılırsa o yöne gider

Alimleştirilen toplum alimliğe

Paracılaştırılan toplum parasal suçlara

Cinselleştirilen toplum cinsel suçlara yönelir

Ahlakdışı moda türü de, ahlakdışı ünlü türü de, ahlakdışı pılaj türü de

Ahlakdışı medya türü de, ahlakdışı sıpor(spor) türü de, ahlakdışı yasa(kanun) türü de

Ahlakdışı siyaset türü de, ahlakdışı eğlence türü de, ahlakdışı sanat türü de

Toplumları cinselleştirmekte

Sonra da 'Cinsel suçlar neden artıyor?'

Barbar, vahşi sıpor türü de toplumları barbarlığa, vahşiliğe yönlendirir

Sonra da 'Şiddet neden artıyor?',

Nefs öyle birşey ki alimlik, alimelik dinlemez

Bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi

Nefs ancak nefse karşı eğitimle ve dirençle yenilebilir

Yoksa alimi bile avuçunaalabilir(avucuna alabilir)

Nefs bu denli yanlış, kötü, zararlı, çirkin birşeydir

Öyle ki hem ilk, önce eğitilmesi gereken en büyük cehalettir

Hem de tüm kötülüklerin temel nedenidir

Ancak siyaset, özel sektör, moda, pılajlar, medya, tanıtımcalar(reklamlar) nefs saçmakta

Sonra da 'Neden kötülük hiç bitmiyor?',

İnsan kendini de, başkalarını da, hayatı da, dünyayı da, herşeyi

Kendi bildiği sözcükler ile anlamaya, yorumlamaya, tanımlamaya, anlatmaya

Eşitlemeye, özdeşleştirmeye çalışır

İnsan ne kadar çok felsefel, bilimsel sözcük bilirse beyini, ruhu, dünyası, anlaması

Tanımlaması o kadar ilerler

Olabildiğince çok felsefel, bilimsel sözcük öğren,

Hayattan mutlu olamıyorsan mutlu olmak için hiçbirşey yapma

Çünkü doğruyoldasın(doğru yoldasın) demektir

Çünkü içi lav, kor, ateş, vahşilik, insanlıkdışılık dünyada

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, vahşilik, insanlıkdışılık dolu bedenle mutlu olmak mantıksızlıktır

Mutsuzluğunu yok etmeye, önlemeye çalışma

Mutsuzluğunun içini dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile doldur

İnsan kendi isteği ile, kimlerle düşüpkalkıyorsa öyledir,

Mantık insanileşmenin, vicdanın, merhametin, medeniliğin

Bedeni, dünyayı aşmanın

Manevileşmenin, soyutlaşmanın, akıl-ruh sağlığının

Demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, adaletin

Felsefenin, bilimin, ahlakın, dinin ilk aşamasıdır

Çalış ey bilge çalış

Sana bunca düşmanlığa, kötülüğe, engele karşın yine de çalış, ahlaklı ve bilimsel

İnsanca bir ülke, dünya, ve insanlık için çalış

Sen acıları bal eyleme

Yazı eyle

Sen 'Kızılcık şerbeti içtim' deme, 'Kırmızı mürekkep içtim' de,

Öteki ülkelerden işçi getiren ülke kölecilik düzeni içinde demektir

Çünkü köle sahibileri(sahipleri) ve sahibeleri de işlerini yaptırmak için

Köle satın alıyorlardı

İşçilere para ve serbestlik verilmesi durumun kölelik olmadığını göstermez

Gerçek ki bu durum ancak dünya Dünya devleti olarak kurulduğunda yok olur,

Uyku beyinin ve ruhun ilaçıdır(ilacıdır)

Sürekli az uyumak da, sabahları sürekli erken kalkmak da beyine ve ruha kötülük yapar

İnsan günde 8 saat bedeni, fazladan 4 saat de beyini ve ruhu için uyumalıdır

Uyku bedeni de, beyini de, ruhu da, dinlendirir, besler, onarır

Hem sağlıksızlıktan hem kötülük yapmaktan korur

İlkellik, barbarlık, beden köleliği, dünya köleliği az uyumak, ve az uyutmak ister

Duygusal olarak istenilen birşeye sahip olmak o şeyin varlığına sahip olmak dışında bir de

O şeye sahip olmanın duygusunu yaşamayı da içerir,

Çocuklar düşünürlerin(filozofların), alimlerin, alimelerin, bilgelerin sözleri ile

Büyümek yerine

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyanın siyasetçilerinin

Ünlülerinin, tanıtımcalarının(reklamlarının), müziklerinin sözleri ile büyümekte

Ölülerinizi ölülerinde, mezarlarında, kemiklerinde aramayın, onlar artık yalnızca

Sizin belleklerinizdedir(hafızalarınızdadır),

İnsanın insana elaçmasına(el açmasına) ekonomi demişler

'Üzümünü ye, bağını sorma' demişler

Bedenin utanmazlığına sanat demişler

'Sanat için her haltı yaparım' demişler

Toplumun aldatılmasına siyaset demişler

'Atı alan, Üsküdar'ı geçer' demişler

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'i de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ü de dinlememişler

Bir de kendilerine 'Muhammedçi', 'Atatürkçü' demişler

Siyaset insanların ve toplumların ya cehaletleri ya ahlaksızlıkları üzerinde yükselir,

Para en kolay başarılardandır

Şans oyunuları ile 1 günde zengin(varsıl, varlıklı) olunabilir

Ancak sıpor(spor) ile 1 günde sağlıklı

Kitap ile 1 günde alim, alime olunamaz

İskeletin üzerini güzel şeylerle sarıp

Anne, baba, çocuk, kardeş, akraba, arkadaş, insan diye gönderiyor dünyaya doğa,

Usun(Akılın) sürekli nerede ya da nerende ya da neyinde ya da neyde ise osun

Sıpor usunun hep kaslarında olmasını istiyor

Moda usunun hep görünüşünde, oranda, buranda olmasını istiyor

Oysa usun hep beyininde, ruhunda, felsefede, bilimde, ahlakta, mantıkta

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde olmalı

Akıl-ruh sağlıklı olduğunu düşündüğün ya da sandığın anlarda bak bakalım

Usun nerede

Eğer usun dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı yerlerde ise

Yanlış yoldasın, akıl-ruh sağlıksızsın demektir,

'Arkadaş' ile 'Dost' arasındaki temel fark şudur:

'Arkadaş' sözcüğü 'Arka' sözcüğünden türetilmiştir

'Arkadaş' demek 'Arkayı kollayan' demektir

Yani öncelikle 'Bedeni, ve çıkarları koruyan' yani 'Savunman, koruyucu'

Yani 'Bedenini, kasını, cesaretini, ve parasını ortayakoyan(ortaya koyan)' demektir

'Dost' ise 'Do' sözcüğünden türetilmiştir

'Do' Türkçede de, Uzakdoğu savunma sıporularında(sporlarında) da görülmekte olduğu gibi

'Uyarı' anlamına gelir, ve 'Doğru' sözcüğünün kökeninde de olduğu gibi 'Doğru olmak

Yolunda uyarı' anlamına gelir ki öküz arabalarındaki öküzlere de 'Do'

Yani eşeklere, atlara denilen 'Çüş' anlamında 'Dur' demektir

Bu durumda insanlara söylenilen 'Do' sözcüğü 'Ahlaka, akıla, mantığa, vicdana, dürüstlüğe

İnsancalığa aykırı davranma' anlamında uyarı, durdurma sözcüğüdür, sesidir

Bu anlamdan olarak 'Dost' sözcüğü savunman değil 'Doğruyu gösteren, öğreten, anlatan

İsteyen, savunan' anlamında demektir

Yani arkadaş savunmandır ancak dost 'Öğütmen'dir yani öğüt vericidir

Yani 'Beyinini, düşüncesini, bilgilerini, deneyimlerini(tecrübelerini) ortayakoyan' demektir

Yani cahilden arkadaş olur ancak dost olmaz Korkaktan da arkadaş olmaz ancak dost olabilir

Yani arkadaşta bedensel cesaret, dostlukta ise erdemli akıl gereklidir

Bu nedenle ki insanın arkadaşa da, dosta da gereksinimi vardır

Arkadaş dostun, dost da arkadaşın yerini tutmaz

Bu nedenle ki 'Do' içermeyen tüm sıporlar yasaklanmalıdır,

Göz olan canlıda anlak(zeka) da olur çünkü göz beyinin

Ya da beyinin öncelinin uzantısıdır

Bu nedenle ki zeka katsayısı ya da IQ denilen şey gözleri olan hayvanlarda da var olan

Anlakı(Anlağı, zekayı) ölçer, bu nedenle ki felsefel, bilimsel, ahlaksal, ve insani açılardan

Önemi, değeri yoktur

Bu nedenle ki anlak katsayısı çok yüksek kötü insanlar da

Anlak katsayısı yüksek olmayan doğru ve iyi insanlar da vardır

Sokağa vicdanınız ve cüzdanınız olmadan çıkmayın

Çünkü yoksa ya vahşiye dönüşürsünüz ya üzülürsünüz,

'Kısmet' mi, 'Kismet' mi

Türk dil kurumu sözlüğü 'Doğrusu kismet' diyor

Bence de 'Kismet' çünkü belli ki 'İsmet' sözcüğünden türetilmiş

Türk dil kurumu'nun 'Arabça' dediği 'İsmet'in anlamı 'Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu'

Demek ki 'Kismet' demek ancak ahlaka uygun şeyler için kullanılabilir

Yani ahlaka aykırı şeyler için kullanılamaz

Ancak 'Kısmet' sözcüğü de 'Kısım'dan türetilmiş olarak kullanılabilir ki bu durumda 'Ahlak'

Koşulu olmaz çünkü 'Kısım' sözcüğü 'Pay' anlamına gelmekte

Yani 'Kismet' demek 'Ahlaka uygun gerçekleşme' demekken 'Kısmet' sözcüğü

'Paya düşen' anlamıdır yani ahlak koşulu içermez

Bu nedenle örnek ki haydutların ganimet paylaşımı 'Kısmet' olur ancak 'Kismet' olmaz

Dil kolay birşey değildir, dil mantık ve tutarlılık gerektirir, dilin kuralları vardır

Sözcükleri doğru anlamda kullanmamak hem dili bozar, hem toplumları

Hem akıl-ruh sağlığını,

Türkçe de, dil de kolay değildir

Türkçe de, dil de ancak cahiller için, cahiller açısından kolaydır

Örnek ki 'Talimat' sözcüğüne de, 'Tayin' sözcüğüne de Türk dil kurumu 'Arabça' demekte

Ancak savım ki bu sözcükler Türkçe 'Ta/Taa' sözcüğünden türetilmiştir

Bu nedenle bu iki sözcük de, benzerleri de önce 'Uzaklık' koşulu, durumu içerir

Yani 'Talimat' da, 'Tayin' de 'Uzağa gidilmesini, uzağa gitmeyi' içerir

Bu nedenle ki örnek ki yanyana olan, ve yanyana kalacak kimseler birbirlerine

Talimat veremezler

Ve 'Tayin' ancak uzak biryere(bir yere) durumu içerirse olur

Yani bir memuru odasının yanındaki odaya göndermek tayin olmaz ancak atama olabilir

Yani tayin, ve atama farklı şeylerdir

Yani uzaklık içermeyen durumlarda 'Talimat', ve 'Tayin' sözcükleri kullanılamaz

Yoksa önce mantık, sonra da akıl-ruh sağlığı, sonra da kişilik bozulur

Çünkü beyini sözcükler yönetir

Beyini sözcüklerin yanlış kullanımı, ya da yanlış sözcükler yönetirse beyin sapıtır

Bu nedenle dil çok önemlidir

Bu nedenle yalnızca Türkçeye değil, dil kurallarına da sahip çıkılmalıdır ki dil kurallarını

Dilbilimi, dil felsefesi, dilmantığı, ve dilgeometrisi içerir,

Bazı düşünceler söylenince, bazı düşünceler de söylenmeyince insanidir

Bazı gerçekler ve doğrular söylenince, bazı gerçekler ve doğrular da söylenmeyince insanidir

Bu nedenle de Muhammed 'Peygamberler bildikleri, düşündükleri herşeyi söyleyemezler'

Anlamında söz söylemiştir,

Eskiden kocalar karılarını ya seks araçı(aracı) ya köle olarak kullanma eğiliminde idiler

Şimdi ise karılar kocalarına aynı şeyleri yapmak eğilimi içine girmekteler

İşe girmek, para kazanmak ve

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü yüzünden

Demek ki 'Erkek egemenliği' denilen şey gerçekte 'Erkek egemenliği' değil

'Paranın egemenliği',

Komutanın dahisi düşmanının yapacağı doğru, iyi, güzel şeyleri düşmanından önce yapar

Ve düşmanının silahlarını, olanaklarını düşmanına karşı kullanır

Durum ki siyaset de savaş gibi birşey,

Romalılar gıladyatörlerin(gladyatörlerin) kazanmalarını da

Rakibini öldürmelerini de alkışlarlardı

Tuhaf ki insanların evlenmeleri alkışlanmakta ancak boşanmaları pek alkışlanmamakta

Demek ki henüz boşanmak yengi(zafer) olarak düşünülmemekte,

Onursuz gurur, gurur değildir

Ahlaksız onur, onur değildir

Vicdansız ahlak, ahlak değildir

Mantıksız ahlak, ahlak değildir

Dikkatsiz mantık, mantık değildir

Sakinliksiz dikkat, dikkat değildir,

Yaşamınızı(Hayatınızı) ya elin oğulu, ya elin kızı cehenneme çevirir

Yalnızca kocanız elin oğulu, karınız elin kızı değil

Babanız da elin oğuludur(oğludur), anneniz de elin kızıdır

Ancak gerçek ki yaşamı cehenneme çeviren asıl, temel şeyler Mia geni, hormonlar, siyaset

Ve dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırılıktır

Araba alacak kadar paran varsa, gereksiz yere araba almayacak kadar da kafan olsun

Denize girecek kadar kafan varsa, denize ahlakdışı biçimde girmeyecek kadar da

Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi olan ahlaka uyacak kadar da

Kafan olsun

Oy kullanacak kadar kafan varsa, beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin

Nicel zirvesi olan bilime, nitel zirvesi olan ahlaka aykırı siyasi partilere

Oy vermeyecek kadar da kafan olsun

Para kazanacak kadar kafan varsa, paranı gereksiz yere harcamayacak kadar da kafan olsun

Nefs, cehalet, ve moda gereksiz yere para harcatmakta

Solluk çökmeden sağlık, sağlık çökmeden solluk çökmez

Solluk da, sağlık da zorunludur çünkü sağlık ahlakı, solluk da felsefeyi ve bilimi simgeler

İnsanlık dünyanın içinin lav, kor, ateş, kendilerinin içinin bağırsak, bok, iğrençlik olduğunu

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni önemsemedikleri için çok zavallı durum içinde

Çünkü örnek ki öldüklerinde ağlayacakları çocukları dünyaya getirdikleri için

Ve helaya gidecek şeyleri yedikleri, içtikleri için seviniyorlar

Bilin ki bu vatanı, ve halkını düşman işgalinden, ve insanlıkdışılıktan kurtaran

Ve 'Önce ahlak ve bilim

Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyen

Mustafa Kemal Atatürk'e düşman olanlardan da

Ahlaka düşman olanlardan da, bilime düşman olanlardan da her kötülük beklenir

Çünkü durum ki onların akıl-ruh sağlıkları yoktur

Siyasi partilere oy verilirken temel ölçüt bu olmalı

Ancak zaten toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyasetten insanca bir dünya

Beklemek aptallıktır

Gerçek ki tek çözüm, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymaktır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.22/09.25


11 Ekim 2022 Salı

EKONOMİDEKİ ZORAKİ BÜYÜME DURUMU (ŞİİR)

 İnsanlığı doğru sözcükler yani sözcüklerin doğru anlamları kurtaracak

Çünkü akıl-ruh sağlığının, felsefenin, bilimin, ahlakın, dinin, özgürlüğün, demokrasinin

Laikliğin temeli olan mantık doğru sözcükler ile başlar

Ancak binlerce üniversite olan 21. yüzyılda bile insanlık sözcüklerin doğru anlamlarını

Bilmemekte

Örnek ki özgürlük serbestlik değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Demokrasi siyaset değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Adalet hukuk değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Akıl-ruh sağlığı sorunsuz olmak değil ahlaka ve bilime uygunluktur

Din inanç, gelenek, görenek, töre değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Bu nedenle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, bunlar yoksa din de olmaz' dedi

İnsancalığın temel özellikleri ahlak ve bilimdir

Çünkü beyinin, insanlığın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesi ahlak, nicel zirvesi bilimdir,

Türkiye'de 'Ekonomist' deniliyor ancak 'İktisatçı' da deniliyor

Ancak 'Ekonomi' deniliyor, 'İktisat' denilmiyor

'Ekonomi bakanlığı' denildi ancak 'İktisat bakanlığı' denilmedi

Ancak 'Ekonomi' de, 'İktisat' da Türkçe olmayan sözcükler yani yabancı sözcükler

Acaba Türklerde ekonomi, ve iktisat denilen iş yok mu,

İnsanlığı sözcükler kurtaracak

Sözcüklerin anlamları da dilfelsefesi(dil felsefesi), dilmantığı(dil mantığı)

Dilbilimi(Dil bilimi), ve dilgeometrisi(dil geometrisi) işidir

'Dil felsefesi' yerine 'Dilfelsefesi' yazmam da bu nedenledir

Ancak siyaset felsefeyi, mantığı, bilimi, ahlakı, sözcükleri umursamayan

Bilimdışı bir dünyadır da,

'Ekonomi' sözcüğünün doğrusu 'Economy'dir

'Eco' yankı yani çoğalma demektir, 'nomy' kendiliğinden demektir

Yani 'Ekonomi' kendiliğinden üretim, kendiliğinden üreyen demektir ki bu durumda da

Tarımsal döneme ait bir sözcük olduğu açıktır

'İktisat' sözcüğü de 'İklim' sözcüğünün 'İk'inden gelmektedir ki bu sözcüğün de tarıma

Yani iklime bağlı bir sözcük olduğu anlaşılır

Yani ekonomi sözcüğü de, iktisat sözcüğü de sanayi üretimini içermez, kapsamaz

İkisi de toprağa ve güneşe yani toprağa ve havaya bağlı üretimi içerir

İkisi de sanayide olduğu gibi baştan sona, tümden emeğe bağlı durum değildir,

Türklerin öğrenmesi gereken sözcüklerden biri de hem 'Büyüme' sözcüğüdür

Hem de 'Ekonomik büyüme' sözcüğüdür

Çünkü 'Büyümek' sözcüğünün kökeni, temeli 'Büyü' sözcüğü görünmektedir

Yani bu durumda 'Büyümek' sözcüğü 'Büyülü' birşey olmaktadır

Oysa örnek ki bebeğin büyümesinin de, ekonominin büyümesinin de büyü ile ilgisi yok

Demek ki 'Büyümek' sözcüğünde bir yanlışlık var

Ancak 'Büyümek' sözcüğü ile aynı kökene, aynı temele sahip olan 'Bütün' sözcüğünün

Anlamı 'Tam, eksiksiz' demek, bu durumda demek ki 'Büyümek' sözcüğü

'Tam ve eksiksiz' olmak demek,

'Ekonomik büyüme' sözcüğü demek ki 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi' demektir

Ancak durum ki bu sözcüğü siyaset toplumlarını aldatmak, yanıltmak için kullanmaktadır

'Ekonomi şu kadar büyüdü', 'Ekonomi bu kadar büyüdü' denilmekte, övünülmektedir

Oysa demek ki 'Ekonomik büyüme' ile denilen şey 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi'

Olmalıdır, yani bu durumda demek ki enflasyon varsa, işsizlik varsa ekonomi tam ve eksiksiz

Büyümüş olmaz yani 'Büyümüş' olmaz

Düşünün ki bir kuzu büyümekte ancak bir bacağı yok, bir gözü yok, bir kulağı yok

Bu büyüme doğru, iyi, ve güzel büyüme olmaz

Yine örnek ki apartman büyümekte ancak zemini çürük ya da kolonları çürük

Bu durumda bu durum da 'Büyüme' olmaz

Yani 'Büyüme' denilen şey 'Tamlık, ve eksiksizlik' içerir,

'Büyümek' felsefel olarak düşünülmesi gereken bir sözcüktür

Örnek ki 5 Tl'lik kağıt paranın kağıt büyüklüğü büyüse 5 Tl kağıt olarak büyümüş olur

Ancak değer olarak yine aynıdır

Örnek ki bir insanın evinin alanı ya da kat sayısı artsa evi büyümüş olur

Ancak ev yine birtek(bir tek) kişinindir

Örnek ki penis sertleşince büyür ancak sonra yine küçülür yani kütlesi değişmez,

Büyümenin bir de şu durumu vardır

Örnek ki deli de büyür ancak yine delidir

Örnek ki kanser hücresileri(hücreleri) de büyür, çoğalır ancak sağlığa zararlıdır

Bir ülkeye binlerce genelev yapılsa da ekonomi büyür ancak bu büyüme kötü bir büyümedir

Örnek ki yağ hücresileri de çoğalır, ve çoğalmaları durmazsa şişmanlığa neden olurlar

Örnek ki insanlar köle gibi ya da köle olarak çalıştırılıp da ekonomi 'büyütülebilir'

Örnek ki yangın, büyümesi istenilmeyen birşeydir,

Türkiye ekonomisinin büyüdüğünden söz edilmekte

Ancak enflasyon, ve döviz kuru almışlar başlarını gitmişler

Bu duruma bir de yoksulluk, ve işsizlik ekli

Demek ki durum 'Büyüme' değil, başka birşey, örnek ki 'Çoğalma'

Yani demek ki 'Ulusal/Milli gelir ya da yatırımlar çoğalmış ancak ekonomi büyümemiş',

Türkiye'de 'Ekonomi büyüdü'deki 'Büyüme' durum ki hem büyüme değil

Hem de 'Zoraki büyüme' denilebilecek bir büyüme

Çünkü Türkiye'de yatırımlar devlet/hükümet desteği ya da zorlaması ile olmakta

Yani kapitalistler gönüllü olarak yatırım yapmamakta

Örnek ki 'Yap-İşlet-Devlet modeli' denilen şey ile de, Toki ile de, Toki işbirliği ile de

Yapılan beton işileri(işleri)

Devlet/Hükümet zoru ile yapılan birşey durumundadır

Bu modelin işlemesi için devlet/hükümet birçok ödünler vermektedir

Yani Türkiye'deki 'Yap-İşlet-Devret'li sözde büyüme bile zorlama, zoraki bir büyümedir

Çünkü eğer Türkiye'de gerçekten gerçek büyüme olsa idi enflasyon da, döviz kuru da

Hayat(Yaşam) pahalılığı da göklerde olmazdı,

Durum ki Türkiye'de siyasi iktidar kendini başarılı, güçlü göstermek, sandırtmak için

Zoraki bir 'büyüme' yaptırmaktadır

Yani ekonomi çoğalmakta ancak büyümemektedir

Zaten ekonomide gerçek, doğru büyüme olsa ülkede demokrasi olur

Ancak zoraki 'büyüme' türü mutlaka diktatörlük türü yönetim yaratır, demokrasi değil

Hitler Almanyası da 'büyümek'te idi ancak olan şey 'büyüme' değil çoğalma idi

Bu nedenle ki demokrasi değil diktatörlük idi

Yani bir ülkenin gerçekten büyüyüp büyümediği demokrasi durumundan da anlaşılabilir

Bu nedenle ki 'Ekonomideki/İktisattaki' büyüme konusunda lafa, ve verilere değil

Demokrasiye bakılmalıdır,

Bu nedenle ki ülkeler siyaset ile değil

Beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nitel zirvesi olan

Ve insanı hayvandan ayıran, nitel en üstün fark olan ahlak

Ve beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nicel zirvesi olan

Ve insanı hayvandan ayıran, nicel en üstün fark olan bilim ile yönetilmelidir

Bu nedenle ki dahi Muhammed de, dahi Atatürk de 'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' dedi

Ancak gerçek ki siyaset 'Gerçekleri ve doğruları bilmeme, ve toplumları yanıltma sanatı'dır

İnsanca bir hayat için, 'SİYASETE HAYIR, AHLAKA VE BİLİME EVET'

Ekonomi büyümeli ancak ahlak ve bilim ile, insanca, akıl-ruh sağlıklı, demokrasi ile büyümeli.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 12.10.22/04.27

2 Ekim 2022 Pazar

AKP'Yİ HANGİ İSLAM ÜLKESİ KABUL EDER ? (ŞİİR)

 Akp’yi hangi İslam ülkesi kabul eder, bunu hiç düşündünüz mü

Yani Akp; Türkiye dışında; hangi Müslüman ülkesinde yasal bir parti olabilirdi

Hangi İslam ülkesi, onu 'Partim' diye bağrına basardı

Hangi İslam ülkesinde, Akp gibi bir partinin kurulmasına izin verilirdi

Ya da Akp şimdi gitse, hangi İslam ülkesi onu kabul eder,

Akp, insancıl amaçlar için de olsa, ülkeyi yıkıma götürmekte olduğunu anlamıyor

Akp’nin Ortadoğu ve Afrika açılımlarını, en insanca ve artsız niyetle

Oraların yoksul, güvencesiz, olanaksız, mutsuz insanlarına uygarlık

Sağlık, iş, mutluluk, güvence götürmek amacı olarak yorumlayabiliriz

Orta Doğu'lu, Afrika'lı çocukları da yetişkinleri de mutlu ve sağlıklı görmek hoşuma gider

Afrika'da, ortalama yaşam süresi, otuz yıl, biliyor musunuz

Afrika'da, otuz yaş ve üstü olmak, yaşlı olmak demektir

Çok yaşamış olmak da demektir çünkü öylesine çok açlık, hastalık, kötü koşul ölümleri

İç savaşlar, soykırımlar var ki düşünmek bile korkunç

Oysa Abd'de, ortalama yaşam süresi, yüz yıl falan oldu

Aradaki farka bakar mısınız

Neredeyse, bir Abd'linin yaşam süresi, üç Afrika'lı kuşağa eşit

Yani ortalama iki yüz yıl yaşayan kargalarla ortalama yüz yıl yıl yaşayan insan arasındaki 

Yaşam süresi farkı gibi birşey

Yani bizim, kargalar kadar yaşamak isteğimiz ve düşümüz, Afrika'lıların bizim kadar yaşama 

İstek ve düşlerine eşit

Bu, korkunç bir durum, korkunç bir uçurum, korkunç bir insanlık utancı

Yani bir Afrika'lının, akşam yatıp sabah sağ ve sağlam kalkma olasılığı yalnızca yüzde otuzbeş 

Falan,

Düşünün; Türkiye ve Abd, Ab şirketleri Orta Doğu’ya, Afrika’ya doluşmuşlar

İstihdam, gelir, güvence, sağlık, olanaklar, uygarlık, eğitim düzeyi, mutluluk artmış

Milyonlarca Afrika’lı çocuk artık basit basit sorunlardan dolayı ölmüyor

Aileleri çok mutlu; iç savaşlar bitmiş, insanlar birbirlerini katletmiyor

Afrika’lı çocukları dondurma, çikolata, şeker yerlerken düşünmek güzel şey

Siz hiç Afrika’lı bir çocuğu mutluluk içinde ve annesine sevgiyle bakarak dondurma yerken 

Gördünüz mü, düşündünüz mü, bunun düşüncesi bile gözlerinizi ıslattı mı

Benim aklıma gelir hep, yazın her dondurma alışımda ve gözlerimin önüne Afrika'lı 

Çocukların yüzleri

Dudaklarıma da dondurmanın tadı değil Afrika'lı çocukların dilleri gelir 

Ve utancımdan dondurmayı çöpe atarım yiyemeden

Siz hiç, ailesi iç savaşlarda ölmüş, milyonlarca kimsesiz Afrika'lı çocuğun

İlkel yetimhanelerde rüyalarında neler gördüklerini ve neler göremediklerini gördünüz mü,

Orta Doğu’ya ve Afrika’ya Abd ve Ab gireceğine Akp girsin, ben razıyım 

Çünkü onlar gittikleri yerlerde çok insanlık dışı, vahşice davranıyorlar

Eminim Akp, Afrika’da; bırakın etli, kıymalı yemekleri, soba bile dağıtır

Bunlar güzel şeyler ama bunları yaparken kendi ülkesine de zarar vermemeli

Kötülük yapmamalı

Biryandan yapıp, biryandan yıkmak olmaz

Bu 'Büyük Orta Doğu ve Afrika amacı'na ulaşmak için ülkede her şeyi yapmaya

Her şeyi yıkmaya hak olmamalı

Yani Türkiye’de, her isteyene her istediğini vereyim 

Yeter ki dış dünyadaki bu güzel amacıma erişeyim, mantığı yanlıştır,

Şöyle bir düşünelim: Sıradan bir satranç, dama, okey, kağıt oyuncusu bile 

Akp’nin mantıksızlar içinde olduğunu anlar

İslam dini inançında(inancında) bir yasa vardır: 'Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi 

Başkasına da yapma; kendin için istemediğin bir şeyi, başkaları için de isteme.' 

Akp hükümeti, bilindiği üzere, Ab’nin kriterleri (ilkeleri) gereği; zinayı, izinli fuhuşu, 

Eşcinselliği, eşcinsel evliliği de serbest bıraktı

Hatta izinli(yasal) fuhuşu 'Seks emekçiliği' adıyla da onurlandırdı

Bu durum andığım İslami yasaya göre

'Yani sana yapılmasını istemediğin şeyi sen de başkasına yapma' yasasına göre durum ki

Akp zinayı, izinli fuhuşu, eşcinselliği ve eşcinsel evliliği serbest bırakmakla

Akp’lilerin bunların kendilerine de olmasını istediği anlamı çıkıyor

Şimdi; ülkesinde izinli fuhuşu, zinayı, eşcinselliği, eşcinsel evliliği serbest bırakmış bir Akp’yi 

Hangi İslam, Orta Doğu ve Afrika ülkesi kabul eder

Hangi İslam ülkesinde bunlar serbest

Hangi İslam ülkesinde genelevler var

Görülüyor ki Akp bilimsel mantığa göre değil ticari zekaya göre davranıyor,

Güzel kardeşim, seni hiçbir İslam ülkesi kabul etmez

Girdiğin her ülkede üç gün sonra ayaklanmalar başlar

Yeter ki Türkiye’de bu yaptıkların bir duyulsun oralarda

Bu da senin zayıf karının(karnın)

Abd ve Ab dilediklerinde Orta Doğu ve Afrika’da bunu kullanıp seni kapı dışarı ettirirler

Düşünsene; girdiğin İslami Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde, yarınbirgün(yarın birgün) 

Afrika duvarlarında şöyle afişler asılıyor: 'Türkiye’de zinayı, eşcinselliği, eşcinsel evliliği 

Serbest bırakan, fahişelere Seks emekçisi diyen bu adamları

Bu İslam ülkesinde neden tutuyorsunuz

Zinanın, fuhuşun, eşcinselliğin İslam’da yasak olduğunu bile bile 

Bunlara nasıl izin veriyorsunuz?',

Laiklik, demokrasi, Atatürkçüler, İnsanlar, insanca bir dünya, bilim, Türk Halkı, insanlık

Çocuklar, anneler, babalar, kardeşler, dedeler, nineler yani aileler

Senden bunları istemiyorlar ki

Herkese her istediğini ver sonra da her istediğini yaptır; mantığı kötü bir mantıktır

İnan olsun, ben senden bir kap çorba bile almam

Ben, bana elini uzatan insanın eline değil ülkeye yaptıklarına bakarım önce,

Başbakanın Davos'daki; sunucunun elini, eliyle itmesi konusuna gelince

Bu psikolojik bir reflekstir, kişisel bir seçim, bilinçli bir eylem değil

Nitekim bu nedenle Abd’de de Obama’nın korumalarına öylesi bir davranışta bulunmuş

Bazı insanlar kendilerine dokundurtmazlar

Bilirsiniz; bazıları kendilerine dokunana söver; bazıları da dokunanın elini iter

Böyle psikolojili, yirmi yıllık bir can ciğer arkadaşınız varsa, omuzuna elinizi koyamazsınız 

Hemen ya söver ya da haşince iter

İşlerinde mantıklı olsalar da bireysel ilişkilerde ve yaşamda mantıklı olamazlar

Örneğin kişi, doktordur ama sigara, içki, uyuşturucu kullanır

Örneğin; kişi, öğretmendir ama eşini aldatır

Şu bir bilimsel gerçek; kişi mantıklı değilse ondan uzak durmak gerekir

Yoksa 'Kırk yıllık eşimdi, bana bunu nasıl yapar?'

'Kırk yıllık dostumdu, bunu ondan hiç beklemezdim.' gibi sözler etmek zorunda kalabilirsiniz 

Birgün,

Sonra; ulusu, etnik kökenlere bölmek var

Akp bilmiyor mu ki birleştiren akıl, bölen akıldan; veren el, alan elden üstündür

Atatürk bu ülkeye; birleşmişlik demek olan ulusu verdi

'Önemli olan İslamiyet; heryer İslam olsun da ulusların, ülkelerin ne önemi var

İslamiyet güçlensin de uluslar yıkılırsa yıkılsın.' mantığı yanlış

Çünkü herşey doğar, yaşar ve ölür

Birgün sığınacak biryer, yurt kalmayabilir

Dünyadan ne dini inançlar geldigeçti

Birzamanlar, tüm insanlar dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı; kaldı mı şimdi buna inanan

Ayrıca düşünün bakalım; Saddam, İslam olmadığı için mi yıkıldı

Irak’ta, Müslümanlar değiller mi, bir avuç toprak parçası için, her ay yüzlerce Müslümanı 

Öldürenler 

Onları Hristiyanlar mı öldürüyor

Türkiye’de bile daha üç İslam Hocası birbiriyle anlaşamıyor, çatışıyorken

Yurdundan başka neyin var güvenecek,

Evet şimdi Akp’ye sorun: 'Bana yapılmasını istemediğim bir şeyin, başkasına da yapılmasını 

İstemiyorsam ve kendim için istemediğim bir şeyi, başkaları için de istememeliysem

Yasal zinayı, yasal fuhuşu, yasal eşcinselliği, yasal eşcinsel evliliği var etme hakkını 

Kendinde nasıl görebiliyorsun 

Bunların size de yapılmasında sakınca görmüyor musunuz yoksa

Bunları kendiniz ve çocuklarınız için nasıl isteyebilirsiniz

Kendiniz ve çocuklarınız için istemediğiniz şeyler ise bunlar

Başkaları için nasıl isteyebilirsiniz?'

Yasal yapmakla sorunlar çözümlenecekse darbeyi ve devrimi de yasal hale getirin ki 

Onlardan da, onlarda da sakınca kalmasın bari,

Yanlış yolda gitmekte direnenleri durdurmanın iki yolu vardır: Ya zor kullanmak 

Ya da mantık soruları sormak

Ben mantık soruları sormayı yeğlerim hep; varlığıma bir saldırı yoksa

Soru sormak; mantıksızlık içinde olanları durdurmak için çok yararlıdır

Birzamanlar, zemin katda bir evde otururken, her sabah penceremin önünde durup

'Simiiiitt, simitttt!' diye bağıran simitçilerden çok rahatsız oluyordum

Ve cama 'Simitçiler burada bağırmasın' diye bir yazı asmıştım

Bir tanesi, sürekli, gelip gelip penceremin önünde bağırmakta inat etti

Birgün dayanamayıp penceremi açıp tepki gösterdim, üzerime doğru yürüdü saldırganca

Sokak penceremin parmaklıklarına elleriyle yapışıp öfkeyle bağırdı: 'Dışarı gelsene!'

Baktım ki kavga çıkacak; ona soru sormayı seçtim: 'İnsanların huzur içinde yaşamak 

İstemeleri seni neden rahatsız ediyor?'

Birden durdu, böyle bir soruyu ilk kez düşünmüş gibi, yüzü gevşedi, gülümsedi

'Sen akıllı birine benziyorsun.' dedi

Sonra dost olduk

Her sabah evimin önünden, üç tekerlekli simitçi arabasıyla geçerken bir kaç simit 

Getirir, ben de çay pişirir, kahvaltı ederdik

Sonra da ona satranç oynamayı öğrettim

Kahvaltıdan sonra evimden çıktığında; geride bıraktığı yoğun, pis koku, burnumun kemiğini 

Sızlatırdı, ve odalara bolca oda spreyi sıkardım 

Ama bir insanı, insancalığa kazandırmak için buna katlanırdım

Onunla kahvaltı ederken ve satranç oynarken, soluğumu tutar, az soluk alıp vermeye 

Çalışırdım 

Hapisten yeni çıktığını, işsizlikten simit sattığını 

Ve hapise girmek için yine 'Bela' aradığını söylemişti

Üç ay gördüm onu, sonra görmedim

Birgün başka biryerde karşılaştık

İyi giyimli ve mutluydu

Bana kartını verdi; tekstil üzerine bir iş yeri açmış,

Yine birgün; penceremde duran saksılı çiçekleri, biri çalmıştı

Çok üzülmüştüm

Günlerce bekledim, geri getirir diye ama getirmedi

Sonra sokak penceresi camına şu yazıyı astım: 'Çaldığın o çiçeklerimin yüzlerine nasıl 

Bakacaksın 

Onları, benim güzel çiçeklerim diye nasıl okşayacaksın

Onlar sana küsmeyecekler mi, somurtmayacaklar mı

Ağlamayacaklar mı biz evimizi isteriz, diye?' 

Çok beklemedim, bir hafta sonra bir sabah, kapımı açtığımda, eşikte

Bir naylon poşetin içinde

Çalınan üç çiçeğim, yanlarında da hediye bir saksı çiçek, ve bir mektup duruyordu

Mektupta şunlar yazıyordu: 'Çok özür dilerim

O akşam çok sarhoştum, ne yaptığımı bilemedim

Çiçeklerin çok hoşuma gitmişti

Beni bağışla.'

İnanamadım, bir erkeğin penceresindeki çiçekleri bir erkek çalmıştı, kadın değil de,

Yanlış yolda gidenlere en iyi çözüm, soru sormaktır ama sorulacak soruyu zekice, bilgece, iyi

Doğru seçmek gerekir

Soru sormak da bir sanattır

İnsanları durduracak tek şey, soru sormaktır

Rüyasında, dünyadaki tek oğlunun öldüğünü gören kıral

Bu rüyasının anlamını sorduğu kahinlerden 

Biri dışında hepsini öldürtmüş, verdikleri yanıtları beğenmeyip

Ama sonuncu kahin: 'Kıralım, sen oğlundan daha çok yaşayacaksın.' demişti de 

Yaşamını kurtarmıştı 

Çünkü kahinin bu yanıtı, kralın beyininda bir soru işareti oluşturdu: 'Uzun yaşamak kötü 

Bir şey mi?'

Öteki kahinlerse, kıralın kafasında soru değil ünlem işareti oluşturmuşlardı yani öfke

(Ha bu arada; ben 'Kıral' yazarım, 'Kral' değil.),

Ey muhalefet partileri, siz de bu soruları sorun Akp’ye

Yoksa siz de mi bu olayların serbest olmasından yanasınız

Sizlerde mi yasal fuhuştan, zinadan, eşcinsellikten, eşcinsel evliliklerden yanasınız,

Soru sormayanlar, iktidar olamazlar

Soru sormayanlar, mantıksızlıktan kurtulamazlar

Soru sormayanlar ezilmekten kurtulamazlar

Soru sormayanlar, sömürüden kurtulamazlar

Soru sormayanlar ahlaksızlıktan ve haksızlıklardan kurtulamazlar

İnsanlık tarihi, şu soruyu sormakla yani soru sormakla başladı: 'Bu ne?'

İnsanlık tarihi, soru işaretiyle başladı, siz de sorun: 'Akp ne?',  'Akp’yi hangi İslam ülkesi 

Kabul eder?' 

'Akp ne yapıyor?',

Akp'ye sorun: 'Türk Halkı'nın ahlaklı, onurlu, namuslu, ulusal yaşamak istemesi

Sizi neden rahatsız ediyor da yasal fuhuşu, yasal zinayı, yasal eşcinselliği, yasal eşcinsel 

Evliliği getiriyorsunuz

Yarın çocuklar, sokaklarda; annelerine, babalarına eşcinsel eşleri, eşcinselleri

Fahişeleri gösterip

'Anne, baba bunlar ne?' diye sorduklarında ya da 'Ben de büyüyünce bunlar gibi olmak 

İstiyorum' 

Dediklerinde ne diyeceksiniz

Hani ahiret inancınız vardı

Hem Ahiret'e inanıp hem de Ahiret'te bu yaptıklarınızdan hesap sorulmayacağı

Mantıksızlığınız da mı var yoksa,

Ey Akp'liler; Cennet'e gidecekseniz, Türk Halkı’nın yurdunun üstünden geçmeden gitseniz 

Olmaz mı 

Başka yer mi yok, Cennet'e giden

Hem bu yaptıklarınızla sizi Cennet'e filan almazlar, haberiniz olsun

Bana, başka yere gidermişsiniz gibi geliyor

Hele benim evimden hiç geçmeyin,

Ampül icat oldu, mumluk bozuldu mu

Yoksa Akp; çevresine değil de dibine ışık veren bir mum mu

Ama böyle giderse, dibine bile ışık veremeyecek,

'Yarim, yanağına yine bir karanfil takmışsın

Yine yar gibi bir yarin canını yakmışsın' dizelerimde 

Herkese yeterli öğüt vardır, Akp en başta sana

Bakalım bu dizelerdeki tasavvufu anlayabilecek misin

Dostoyevski'nin, Suç ve Ceza'da anlatmak istediğini, bir Türk işte böyle iki dizede anlatır

Atatürk; Türk olmanın ne demek olduğunu, hala anlatamadıysa ben ne yapayım.


Necdet Gürçiftçi 

İnternette yayınlandığı tarih: 2009-ekim